information icon
This book is not available to purchase on Fable
4.5 

Gidiyor, Gitti, Gitmiş

By Jenny Erpenbeck
Gidiyor, Gitti, Gitmiş by Jenny Erpenbeck digital book - Fable

Publisher Description

“Ağustos sonunda bir perşembe günü on adam, Berlin’deki Kırmızı Belediye Binası’nın önünde toplanıyor. Açlık grevi yapacakları söyleniyor. Tenleri siyah. İngilizce, İtalyanca, Fransızca konuşuyorlar. Ve burada kimsenin anlamadığı bazı başka dilleri. Adamlar ne istiyor?”

Emekli profesör Richard kendi hayatına dair sorularla boğuşurken, Berlin’in göbeğinde işgal eylemi yapan Afrikalı mültecilerle karşılaşır ve sorularının yanıtlarını hiç kimsenin aramadığı bir yerde, bu genç insanların arasında aramaya karar verir. Bu, yaşlı Avrupa’nın yaşlı sakinlerinden Richard’ın, bakışlarını ilk kez kendinden başka olana çevirdiği andır. Dünya mülteci kriziyle sarsılırken Richard ilk kez kendi küçük, güvenli kozasından dışarı çıkar.

Jenny Erpenbeck’in son romanı Gidiyor, Gitti, Gitmiş ülkelerinden kaçmak zorunda kalanların, ölümü ve zulmü savuşturanların sonsuz bekleyişe mahkûm edildiği bir dünyadan, bizim dünyamızdan söz ediyor. Bakmak ile görmek arasındaki ilişkiyle hesaplaşan bir roman bu. Bakıp da görmeyenlerin, görmek istemeyenlerin sığlığını yüzümüze vuruyor. Gidiyor, Gitti, Gitmiş insanın yüzleşmekten kaçamayacağı doğru soruları soruyor.

Download the free Fable app

app book lists

Stay organized

Keep track of what you’re reading, what you’ve finished, and what’s next.
app book recommendations

Build a better TBR

Swipe, skip, and save with our smart list-building tool
app book reviews

Rate and review

Share your take with other readers with half stars, emojis, and tags
app comments

Curate your feed

Meet readers like you in the Fable For You feed, designed to build bookish communities
app book lists

Stay organized

Keep track of what you’re reading, what you’ve finished, and what’s next.
app book recommendations

Build a better TBR

Swipe, skip, and save with our smart list-building tool
app book reviews

Rate and review

Share your take with other readers with half stars, emojis, and tags
app comments

Curate your feed

Meet readers like you in the Fable For You feed, designed to build bookish communities

Gidiyor, Gitti, Gitmiş Reviews

4.5
““İnsanların bütün çağlarda öylesine özlemini çektikleri ve şimdi sadece dünyanın pek az bölgesinde gerçekten ulaşılmış olan barışla insanların vardığı nokta, barışı sığınacak yer arayanlarla paylaşmak değil de, neredeyse savaşa benzer bir saldırganlıkla savunmak mı oldu?””
“2014 yılında Oranienplatz'da kurulan mülteci kampından temel alarak sığınmacı olmak, mülteci yasaları - bürokrasisi, sınırlar ve ev konuları üzerine muhteşem bir kitap. Hikayenin anlatıcısı Richard, birleşmeden önce Doğu Berlin’de yaşamış, bir süre önce dul kalmış ve şimdi de emekli olup zamanını nasıl geçireceğini bilemeyen bir üniversite hocası. Her ne kadar birleşme sonrası zenginleşen Almanya’nın topraklarında yaşıyor olsa da eski alışkanlıklarının izlerini ya da “Batı”nın sokaklarına olan yabancılığını görebiliyorsunuz. Çalışma izni alamadıkları için çadırlarda ya da yurtlarda hiçbir şey yapamadan zaman geçirmeye çalışan mülteciler ile Doğu Berlin’li emekli bir dul eşleşmesi; farklı kaderlerdeki hayatın bekleme salonu dönemleri anlatısı kitabın en güzel yanlarından birisi. Diğer bir güzellik ise tabii ki yazarın yazım tarzı. Almanya özelinde Avrupa yasalarının keskinliğini ve bürokrasisini karikatürize ederek eleştirirken, gerçek hayatlara, savaşlara dair detayları dramatize etmeden ya da yumuşatmadan bütün gerçekliği ile bir parça da mesafeli bir şekilde dile getiriyor. Kitabın 243. sayfasında “…burada karşı karşıya gelmiş iki grup insan da aslında bir evrenin birbirine ait olan, ama ayrılmaları yine de kaçınılmaz olan iki parçası mı yoksa? Aralarındaki yarık gerçekten dipsiz derinlikte de bu yüzden mi böyle şiddetli bir gerilim yaratıyor?” diye başlayan “…Tek bir evrenin içindeki sınırların sayısı nerede?” diye devam eden “sınırlar neden vardır ve bu sınırların koşulsuzca savunulmasının nedenleri-sonuçları nedir"i sorguladığı bölüm benim en etkilendiğim kısımlarındandı. Doğu-Batı Berlin örneğini de ekleyerek vatan nedir, anavatanın sınırı neresidir ve o sınırlar hangi esaslara göre çizilir soruları eşliğinde; adaletsizlik, bürokrasi ve “mülteci krizi”ni Doğu Almanya doğumlu Richard’ın kişisel kaderiyle de birleştirerek anlatıyor. Bu iki uç cephe sayesinde bir Alman olarak özeleştirisini de sunuyor sanki. Bir mülteciye dair duyulan önyargıları (bir mültecinin nasıl şişman olabildiği, nasıl laptop sahibi olduğu ya da batı dillerinden bildiği gibi), bir diyalog ortamı oluşturulmadan, neden burada oldukları anlaşılmadan sırt dönüldüğünü gösteriyor. Adeta güncel bir sorunu daha fazla insana anlatabilmek için kurgunun arkasına saklıyor. Bunu da üst perdeden yüzünüze haykırarak yapmak yerine sorunun her iki cephe için de temeline inerek, sizi durumu sorgulamaya sevk ederek daha sarsıcı bir şekilde yapıyor. Benim yazardan okuduğum ikinci kitaptı ve açıkcası onun üzerine çıkamayacağını düşünerek başlamıştım ancak bayıldım. Bu yıl okuduğum en güzel kitaplardan birisiydi. Mutlaka okuyun. “ Richard şunu anlıyor: Dublin II’yle birlikte Akdeniz’e sahili olmayan bütün Avrupa ülkeleri, Akdeniz üzerinden gelen sığınmacıları muhattap almama hakkını kazanmış oluyor.””

Start a Book Club

Start a public or private book club with this book on the Fable app today!

FAQ

Why can’t I buy this ebook on Fable?

Can I start a book club with this book on Fable?

Are book clubs free to join on Fable?

Notification Icon